<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Concept Styling</title>
	<atom:link href="http://www.conceptstyling.org/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.conceptstyling.org</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sun, 27 Feb 2011 15:27:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>VODAFONE &#8216;KIRMIZI&#8217;</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2011/01/vodafone-kirmizi/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2011/01/vodafone-kirmizi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 13:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Reklam kampanyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[
Vodafone&#8217;un Türkiye&#8217;ye gelişi bence muhteşem oldu. Reklamlarının reklamcılık, iletişim gibi bölümlerde ders olarak verilebileceğine inananlardanım. Şu ana kadar o kadar çok reklamları oldu ki size varmak istediğim noktaya gelmek için hatırladıklarımdan bir kaç bölüm anlatmak istiyorum.
&#8216;Kırmızı&#8217; denilen, Şafak Sezer&#8217;in o şeridi görünce kaçtığı reklamlara gelmeden önceki safhaları anlatacağım.
Hangi reklam daha önce, hangisi sonra hatırlamıyorum ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img691.imageshack.us/img691/8388/vod1.jpg" alt="" width="392" height="220" /></p>
<p>Vodafone&#8217;un Türkiye&#8217;ye gelişi bence muhteşem oldu. Reklamlarının reklamcılık, iletişim gibi bölümlerde ders olarak verilebileceğine inananlardanım. Şu ana kadar o kadar çok reklamları oldu ki size varmak istediğim noktaya gelmek için hatırladıklarımdan bir kaç bölüm anlatmak istiyorum.<br />
&#8216;Kırmızı&#8217; denilen, Şafak Sezer&#8217;in o şeridi görünce kaçtığı reklamlara gelmeden önceki safhaları anlatacağım.<br />
Hangi reklam daha önce, hangisi sonra hatırlamıyorum ama çeşitli mesajları vermek için yaptıkları çeşitli reklamlar aklıma geliyor, kısa kısa yazacağım.</p>
<p>&#8216;Vodafone&#8217;dan önce cep telefonunda ne söylenecekse söyleyip kapatmak zorundaydınız&#8217; mesajını veren: &#8220;Okulu bıraktım, dansöz olacağım baba!&#8221;</p>
<p>&#8216;Artık Vodafone sayesinde uzun uzun konuşabileceksiniz&#8217; mesjını veren, çocuğun kız arkadaşına uzun uzun ofsaytın ne olduğunu anlatmaya çalışması.</p>
<p>&#8216;Vodafone tarifeleri diğer operatörlere göre çok daha uygun&#8217; mesajını veren, Selim ile Tarife hikayeleri. Bu reklamlarda Şafak Sezer&#8217;in isminin Selim olması tabiki tesadüf değildir. Turkcell firmasının &#8216;Turkcellim&#8217; kelimesi kullanmasından yola çıkarak, insanların o operatör ile bağlantı kurabilmeleri için yapılmış bir çalışmadır.</p>
<p>Bir de hızlı hızlı çeşitli görsellerin geçtiği bir reklamları vardı. Orada da dikkatli izlemediğiniz sürece sizin hatırlayamayacağınız fakat nasıl izlerseniz izleyin bilinçaltınızın direkt algılayabileceği görüntüler vardı. Bunlardan biri de tavuğun kafasının kopmasıdır ki o da Turkcell&#8217;in tavuğunu simgeler.</p>
<p>Aklıma gelenlerleri anlattım ama tabi ki o reklamların içinde söylediklerimden çooook daha fazla mesaj vardı. Ben sadece anlatacağıma gelmeden önce basit bir şekilde dikkatimi çeken bölümlerden söz etmek istedim.</p>
<p>Tüm reklamların sonunda ekran kıpkırmızı olur, vodafone yazısı gelirdi. Reklamın içindeki yazılarda da kırmızı renk kutucukta tarifeler yazardı vs.</p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img143.imageshack.us/img143/4140/vod2.jpg" alt="" width="548" height="309" /></p>
<p>Son reklamlarda da kırmızı bölüm sahneye geldiğinde Şafak Sezer eziliyor, o bölümle temasa giremiyor, kırmızı&#8217;dan kaçıyor. Bu reklamlarda da Vodafone&#8217;un üstünlüğü, diğer operatörlerin ondan korktuğu mesajını alıyorum ve bu fikri bana aşılayabildiklerini düşünüyorum.</p>
<p>Artık benim için öyle bir duruma geldi ki Şafak Sezer ve kırmızı arasındaki savaşı izler oldum. Benim için (herkes için öyle olduğunu düşünüyorum) Şafak Sezer o kırmızıya dokunursa ona kötü şeylerler olacaktı ki zaten bize de bunu anlatmak istiyordu reklam. Örneğin Şafak Sezer hastanede hastaya iğne yapmak isterken soldan kırmızı sahneye giriyordu ve Şafak Sezer hızla yan tarafa doğru kaçıyordu. Bu reklamla birlikte, az önce söylediğim kırmızıya dokunursa kötü şeyler olacağı düşüncesi kafamda daha da pekişmişti.</p>
<p>Fakat bu son &#8216;kırmızı&#8217; reklamları beni çok şaşırttı, neden bu kadar başarılı &#8216;kırmızı&#8217; reklamlarından sonra böyle yaptıklarını anlamadım.<br />
Şafak Sezer hemşire, elinde iğnesi ile sokakta birini tartmak istiyor, o sırada yukarıdan kırmızı geliyor. Şafak Sezer bayılarak yere düşüyor, ayakkabıları yukarı fırlıyor ve kırmızı bölüm ile ayakkabısı temas ediyor. Sanıyorum ilk bu reklamda kırmızı&#8217;nın dokunulmazlığı benim için bozulmuştu.<br />
Sonra diğer reklamlarında da artık çok dikkat edilmediğini gördüm ve son reklamına kadar bu durumun fazla dikkat çekmediğini düşünüyordum. Ama son reklamda, önceki reklamlarda bu durumu fark etmemiş olanlar bile görmüşlerdir herhalde. Grevin Balmumu Heykel Müzesi&#8217;inde çekilen reklamda Şafak Sezer&#8217;in kılıcı, elleri, kırmızı ile temas halinde.<br />
Yedikule Zindanları&#8217;nda çekilen reklamında da kırmızı yaklaşıyor o kaçıyor, kırmızı uzaklaşıyor o yaklaşıyor fakat temas yok, eski reklamarındaki gibi hiç dokunmuyor, çok korkuyor, kaçmıyor.</p>
<p>Bilemiyorum belki de başından beri ben herşeyi yanlış anladım, ya da bu şekilde başka bir şey anlatmaya çalışacaklar. Kafam karıştı ama eğer tahmin ettiğim gibi bazı reklamlarda bunu atlamışlarsa, asıl yapmak istedikleri bu değilse çok yoğun çalışıyorlar demektir <img src='http://www.conceptstyling.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Ama bence bu büyük bir yanlış, ihmal&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2011/01/vodafone-kirmizi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MODA ÇEKİMLERİ</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/10/moda-cekimleri/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/10/moda-cekimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Oct 2010 14:33:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Moda çekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[
Bu ay dergilerdeki moda çekimlerini genel olarak ele alacağım. Tabi sadece dergiler için yapılanlar değil, bunların içinde markaların billboard ve dergilere verdikleri çekimlerden de söz etmek gerekiyor. Tamam moda çok hızlı ilerleyen bir kavram. İnsanlar fazla kafa yormak da istemiyor olabilir, ama Türkiye&#8217;de neden bunu görsel olarak daha güzel, kafa yorulacak, sanatsal biçimde uygulamak istemiyoruz? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img687.imageshack.us/img687/7461/1mcz.jpg" alt="" width="573" height="265" /></p>
<p>Bu ay dergilerdeki moda çekimlerini genel olarak ele alacağım. Tabi sadece dergiler için yapılanlar değil, bunların içinde markaların billboard ve dergilere verdikleri çekimlerden de söz etmek gerekiyor. Tamam moda çok hızlı ilerleyen bir kavram. İnsanlar fazla kafa yormak da istemiyor olabilir, ama Türkiye&#8217;de neden bunu görsel olarak daha güzel, kafa yorulacak, sanatsal biçimde uygulamak istemiyoruz? Neden hep yurt dışı shootinglerine imrenerek bakıyoruz? Neden hep onların benzerini uygulamaya çalışarak kopyacılığa kaçıyoruz ve bunun sonucunda yurt dışı ile yarışmamızın önüne baştan duvarlar örüyoruz?</p>
<p>Çok mu zor? Çok mu riskli?<br />
Şu an önünüze yurt dışındaki çekimlerin aynısının yapıldığı onlarca Türk moda çekimi getirebilirim. Çok zor değil, ama ben senelerdir bunu düşünüyorum ve cevabını bulamıyorum. Hep önümüze bir engel koyuyoruz&#8230; Anlayamıyorum&#8230;Sizlerle yurt dışından bazı konseptsel çekimleri paylaştım, bir kaç çeşit koymaya çalıştım ve yorumsuz yayınlıyorum.<br />
Gözlemliyorum, örneğin herhangi bir dergi tüm önemli kişileri bir araya getirerek bir çekim yapıyor fakat sadece kendileri eğlensin diye yapılmış bir çekime benziyor. Tamam satış için yaşanmışlık katmak istiyorlar belki çekimlere ama bunu uygulamanın başka yolları da var. Örneğin Türkiye&#8217;deki tüketici hep bu tarz çekimlerle yaşanmışlığa yönlendirildi. Ne demek istiyorum?</p>
<p><span id="more-38"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img692.imageshack.us/img692/7721/2mc2.jpg" alt="" width="569" height="185" /></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img692.imageshack.us/img692/766/3mc3.jpg" alt="" width="569" height="185" /></p>
<p>Moda çekimleri neden yapılır? Firmaların yeni ürünlerinden tüketicinin haberdar olması için yapılır, gerçek budur. Senede 1 kere bu kaygı duyulmadan ikna edilip yapılabilen konseptsel çok güzel çekimler yok değil ama çok nadir. Biz tüketiciyi neye alıştırdık? Toplantıya giderken şunu giyerim, gece dışarı çıkarken bunu giyerime alıştırdık. Basit çekimler gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu neyi etkiledi? İnsanlar belirli bir tarzın üzerine çıkmaktan çekindiler. Halbuki yaşanmışlığın olduğu çekimlerin yanı sıra daha çok kendilerini o hayalin içinde görebildikleri çekimler de yapılmış olsaydı belki daha cesaretli olunabilirdi&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img3.imageshack.us/img3/3469/4mc4.jpg" alt="" width="566" height="178" /></p>
<p>Bir de ünlülerin yer aldığı konseptsel çekimler oluyor. Bu çekimler satış için çok etkili, bunu tartışamayız. Yurt dışı dergilerine baktığımızda da bunların örneklerini görüyoruz. Ama şöyle bir fark var. Eğer bir ünlü ile yurt dışı dergilerinde çekim yapılıyorsa ya ona 8-10 outfit giydiriliyor ve doğal hali ile çekim yapılıyor, ya da onu yansıtan konseptsel çekimler gerçekleştiriliyor.<br />
Bizde ise bir ünlü ile konseptsel çekim gerçekleştirmenin sonucunda üzerinde emanet gibi duran, komik bir shooting ile karşılaşıyoruz.</p>
<p>Bu konu açıldığında bazılarının savunması maddi imkansızlıklar oluyor ama ben buna kesinlikle katılmıyorum, ne paralar harcandığını biliyorum, aynı paralara çok daha güzel, uğraşılmış projelerin yapılabileceğini biliyorum&#8230;</p>
<p>Böyle çekimler hiç yapılmıyor demek istemiyorum ama yapmayanların sayısı o kadar fazla ki yapanlar azınlık olarak kalıyor ve bu da dediğim sonuçları doğuruyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/10/moda-cekimleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Louis Vuitton Fall 2010</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/08/louis-vuitton-fall-2010/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/08/louis-vuitton-fall-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 14:31:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Defile Styling]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[
Çok uzun zamandır blog yazımı erteliyorum, biliyorum ama bir türlü zaman bulup yazamadım. Öylesine yazılar da yazmak istemedim. Bugün kısa da olsa sizlerle birşeyler paylaşmak istiyorum.
Her yeni sezon geldiğinde, moda trendlerini bilirsiniz, belirli bir konu ya da zamandan yola çıkarak günümüze uyarlanan tarzlar belirlenir. Ben de hep merak etmiştim, acaba o zamana bire bir yakın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img style="vertical-align: middle;" src="http://a.imageshack.us/img135/6541/louisvuitton1q.jpg" alt="" width="409" height="197" /></p>
<p>Çok uzun zamandır blog yazımı erteliyorum, biliyorum ama bir türlü zaman bulup yazamadım. Öylesine yazılar da yazmak istemedim. Bugün kısa da olsa sizlerle birşeyler paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Her yeni sezon geldiğinde, moda trendlerini bilirsiniz, belirli bir konu ya da zamandan yola çıkarak günümüze uyarlanan tarzlar belirlenir. Ben de hep merak etmiştim, acaba o zamana bire bir yakın tarzda, günümüze fazla uyarlanmadan, kendimizi o yılda hissettirecek koleksiyonlar yapılacak mı diye&#8230;</p>
<p>Bu kışın önemli tredlerinden biri de &#8216;50&#8242;li yıllar&#8217;. Tasarımcılar farklı yorumlar katarak bu dönemi koleksiyonlarında işlemişler. Kendimi o yılda hissetmemi sağlayan ve günümüzde bunu bize hissetirenlerden birisi Louis Vuitton.</p>
<p>Kiminiz belki de &#8216;bunlar günümüzde giyilir mi?&#8217; diye soruyorsunuzdur, taytları, tulumları giydik de neden 50&#8242;li yılları yaşamayalım?</p>
<p><span id="more-37"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img style="vertical-align: middle;" src="http://a.imageshack.us/img715/9103/louisvuitton2.jpg" alt="" width="409" height="197" /></p>
<p>Bazı kesimler hariç, desen ve renklerde 50&#8242;li yılları bize yaşatıyor. Sonlara doğru gece elbiselerinde biraz günümüze uyarlamalar olsa da Marc Jacobs bence bu sezon çok başarılı (gerçi her sezon çok başarılı).</p>
<p>Ayrıca diğer defilelerinde yer vermediği, sadece bu defilesinde 50&#8242;li yıllara uygun, bu koleksiyonu taşıyabilecek kadınsı, saf ve temiz görünen mankenlere de yer vermiş. Neden farklı mankenlere defilesinde yer verdiğinin tam olarak anlaşılması için bu cümledeki &#8216;kadınsı&#8217; kelimesinin altını çizmek istiyorum. (örneğin Laetitia Casta)<br />
Sade makyaj ve at kuyruğu yapılmış saçları tercih ederek dahiyane bir görünüm yakaladığını söyleyebilirim.</p>
<p>Bakalım bu sezon kimler 50&#8242;leri sevecek&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/08/louis-vuitton-fall-2010/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aydın Göynü ile Gelin</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/06/aydin-goynu-ile-gelin/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/06/aydin-goynu-ile-gelin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 08:58:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Moda çekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[
Gelin dergisinin Mayıs kapak çekimlerini şu Candan Erçetin&#8217;in son klibinin çekildiği eski kundura fabrikası var ya , çoğu prodüksiyonların gerçekleştirildiği yer, orada gerçekleştirdik. Mekanı Aydın Bey kendisi seçmiş. Gelinlik ve abiye gece kıyafetleri yapan Aydın Göynü diğerlerinden sıyrılmış, butik olup da marka olmanın ne demek olduğunu, nasıl olunabileceğini çok iyi bilen ve bu konuda ödün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img97.imageshack.us/img97/4858/aydingoynu1.jpg" alt="" width="568" height="264" /></p>
<p>Gelin dergisinin Mayıs kapak çekimlerini şu Candan Erçetin&#8217;in son klibinin çekildiği eski kundura fabrikası var ya , çoğu prodüksiyonların gerçekleştirildiği yer, orada gerçekleştirdik. Mekanı Aydın Bey kendisi seçmiş. Gelinlik ve abiye gece kıyafetleri yapan Aydın Göynü diğerlerinden sıyrılmış, butik olup da marka olmanın ne demek olduğunu, nasıl olunabileceğini çok iyi bilen ve bu konuda ödün vermeyen emin adımlar ile ilerleyen bir marka.</p>
<p>Bunların dışında dikkatimi çeken en önemli şey koleksiyonları oldu. Ürün tasarımlarının dışında, kullanılan kumaş kalitesi, kalıp ve dikimler,  ürün satın alındığında, alan kişinin kendini özel hissetmesini sağlıyor.</p>
<p>Aydın Bey ile tanıştıktan sonra  mesleğini saygı ile yapan, çok özenli birilerini gördüğümüz ve tanıştığımız için çok memnun olduk, çünkü biliyorsunuz özellikle moda sektöründe bu prensiplerde olan ve mesleğini saygı ile yapan çok az kişi var.</p>
<p><span id="more-36"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img101.imageshack.us/img101/8978/aydingoynu2.jpg" alt="" width="545" height="394" /></p>
<p>Tamam çok uzattığımın farkındayım, gelelim çekim günümüze. Tolga ile yollara düştük, gittik çekim mekanına. Daha önceden mekanın neresi olduğunu ve outfitleri bildiğimiz için o mekana uygun story boardlarımız elimizdeydi.<br />
Referans fotoğraflarımız doğrultusunda çekime başladık.</p>
<p>Bu çekimde daha çok tema değil stil yarattığımızı düşünüyorum. Yani nasıl oluyor? Mekanın büyüleyici havasını hiç bozmadan, pozlar, saç, makyaj ile onu bütünleştirmek.</p>
<p>Başkası tarafından yönlendiriliyormuş izlenimi veren, yumuşak, likit pozlar verilmesini uygun gördük. Zaten model de çok başarılı olunca işimiz çok kolaylaştı.</p>
<p>Nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama herhalde şöyle özetleyebilirim:<br />
Çekimin teması hissediliyor burada, &#8216;şu şöyle&#8217; denmiyor ama hissediliyor. Her kareye baktığınızda, renkler, oradaki poz, ifade, kıyafetin duruşu, ışık, saç, makyaj hepsinin bütünlüğünden ürünün ruhunu, stilini ve tarzını anlamanız mümkün. O pozlar poz olsun diye verilmiyor. Elbisenin tarzına, renklerine, formuna bakarak fotoğrafları değerlendirdiğinizde o bütünlüğün ne demek olduğunu, benim neyi anlatmak istediğimi sanırım sizler de  anlayacaksınız artık. Her çekimi analiz ederken bu tarz amaca yönelik şeyler yakalayamıyoruz ne yazık ki&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img692.imageshack.us/img692/8466/aydingoynu3.jpg" alt="" width="545" height="396" /></p>
<p>Bu yazımı tekrar çoook önemli bir şeyi hatırlatarak bitirmek istiyorum. O da model seçimi&#8230; Model, shootinglerde inanamayacağınız kadar önemli. Bu nedenle sanki bir film çekiyorsunuz ve başarılı bir oyuncu arıyormuşsunuz gibi titiz davranmalısınız. Yani ürünleri, mekanı düşünerek, vücut hatlarını, surat ifadesini, ten rengini, saç rengini iyice incelemelisiniz. O kadar ince bir çizgi ki, modeli yanlış seçtiğiniz takdirde çok fazla göze batar ve o kadrajlara ait olmadığını çok belli ederse o çekimi malesef çöpe atmanız mümkün&#8230;Bu çekimde modeli kim seçti diyeceksiniz, bu seçimi Aydın Bey kendisi yapmış, çok başarılı bir seçim, tebrik ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/06/aydin-goynu-ile-gelin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İSTANBUL ESKRİM</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/04/istanbul-eskrim/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/04/istanbul-eskrim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 10:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[
Eskrim sporu ülkemizde çok popüler olmasa da Türkiye&#8217;de bu spor ile ilgilenen birilerinin olması beni mutlu ediyor. Aslında bana sorarsanız insanlar boş zamanlarını spor merkezlerinde koşu bandında koşarak geçireceklerine eskrim yapsalar kendilerini daha mutlu hissedeceklerine eminim.
Hareketli, tempolu bir spor olmasının yanı sıra stratejik bir spordur, refleksleriniz zayıf olsa da zamanla güçlenmesine yardımcı olur. Sakin, çevik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img843.imageshack.us/img843/4536/istanbuleskrim.jpg" alt="" width="565" height="293" /></p>
<p style="text-align: left;">Eskrim sporu ülkemizde çok popüler olmasa da Türkiye&#8217;de bu spor ile ilgilenen birilerinin olması beni mutlu ediyor. Aslında bana sorarsanız insanlar boş zamanlarını spor merkezlerinde koşu bandında koşarak geçireceklerine eskrim yapsalar kendilerini daha mutlu hissedeceklerine eminim.<br />
Hareketli, tempolu bir spor olmasının yanı sıra stratejik bir spordur, refleksleriniz zayıf olsa da zamanla güçlenmesine yardımcı olur. Sakin, çevik, esnek ve kesin olmanızı sağlar. Tüm bunların da hayatınızda olumlu etkiler yaratacağını zamanla gözlemleyebilirsiniz.<br />
Örneğin koşarken aklımızdan bir sürü soru geçiyor, çok şey düşünebiliyoruz, ama eskrim yaptığımızda kafamız dağılıyor ve bir süre rutin hayatımızdan uzaklaşarak hem eğleniyoruz hem de spor yapmış oluyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-35"></span></p>
<p>İstanbul eskrim kulübü de Türkiye&#8217;deki eskrim sporu ile ilgilenen kulüplerden birisi.<br />
Benden klasik kulüp t-shirtlerinden farklı, esprili, herkesin almak isteyebileceği tasarımlar yapmamı istediklerinde çok heyecanlandım çünkü İtalya&#8217;da zaten bu konu ile ilgili araştırmalarımı yapıp, bir kaç proje gerçekleştirmiştim. Hem ilgimi çeken bir konu, hem de esprili t-shirtler yapmaktan zevk alan ve bunu bazen de boş zamanlarımda hobi olarak yapan biriyim.<br />
3 ayrı tasarım gerçekleştirdim.</p>
<p>İlk tasarımda gençlerin yanı sıra orta yaşlıların da giymek isteyebileceği bir tasarım yapmak istedim. Çoğu insan şu baklava desen dediğimiz deseni çok sever ve kadın erkek t-shirtlerde, atkılarda ve kazaklarda bu desenleri tercih ederler. Buradan yola çıkarak baklava desenini kullanarak bir tasarım yaptım.</p>
<p>İkinci tasarımda ise eskrimde kullanılan kılıçtan yola çıkmak istedim. Düşündüm, gerekli araştırmalarımı yaptım ve aklıma bu bağlantıyı &#8221;Charlie Chaplin&#8221; ile kurabileceğim geldi. Bu t-shirte sahip eskrim sporcusu rakibine &#8216;&#8217;sen sadece dans et, ben eskrim yapıyorum&#8221; mesajını veriyor.</p>
<p>Üçüncü tasarımda ise Türk eskrimcilerinin yurtdışına gittiklerinde rakip takımlara hediye edebilecekleri (aslında hepsini hediye edebilirler) ve de Türkiye&#8217;yi anımsatacak bir tasarım düşündüm. Aklıma kebap geldi ve mangalda kılıcına etleri dizmiş, pişiren bir eskrim sporcusu tasarlamak geldi, altına da &#8221;Türk eskrimci&#8221; yazısını yazdım. Bu tasarım da gayet esprili oldu bence.</p>
<p>Şimdiden bu t-shirtlere sahip olmak isteyen bir çok arkadaşım var. Her tasarım farklı renklere de basılacakmış. Eğlenceli bir projeydi gerçekten.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/04/istanbul-eskrim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>CACHAREL 2010 İLKBAHAR / YAZ VİTRİNLERİ</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/02/cacharel-2010-ilkbahar-yaz-vitrinleri/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/02/cacharel-2010-ilkbahar-yaz-vitrinleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 10:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Vitrin Styling]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[
Yoldan geçen birini birkaç saniye de olsa vitrine baktırmanın önemini anlayan firmalar çoğalmaya başladı. Artık vitrine mümkün olduğu kadar çok ürün koyma kaygısından vazgeçerek, amaca yönelik uygulamalar yapmaya başladılar.
Çoğu firma bu sezon vitrinlerinde ayna kullandı. Aynanın vitrindeki etkisini vitrin tasarımcıları çok iyi bilirler. Hatta bazı markalarının vitrin tasarımlarında vazgeçemediği objelerin başında aynalar geliyor.
Fakat şu zamana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img4.imageshack.us/img4/7711/cacharelss2010.jpg" alt="" width="535" height="278" /></p>
<p>Yoldan geçen birini birkaç saniye de olsa vitrine baktırmanın önemini anlayan firmalar çoğalmaya başladı. Artık vitrine mümkün olduğu kadar çok ürün koyma kaygısından vazgeçerek, amaca yönelik uygulamalar yapmaya başladılar.</p>
<p>Çoğu firma bu sezon vitrinlerinde ayna kullandı. Aynanın vitrindeki etkisini vitrin tasarımcıları çok iyi bilirler. Hatta bazı markalarının vitrin tasarımlarında vazgeçemediği objelerin başında aynalar geliyor.</p>
<p>Fakat şu zamana kadar aynaları hep dekorasyon amaçlı kullandılar. Vitrinin önünden geçen biri o aynayı görecek, kendine bakarken arada da firma ürünlerini farkedecek.</p>
<p>Bildiğiniz gibi bilinçaltı bilincin binde dokuzyüzdoksandokuzunu oluşturuyor. Bu kavram bilincimizin farkında olmadığı ama davranışlarımızın yönlendirilmesinde önemli rol oynayan bir yapıyı belirtiyor. En önemli özelliği ise bilincimizin farkına varmadığı olayları, sesleri, resimleri kaydetmesidir. Bu nedenle vitrin tasarımı yaparken güzel görünmesinin dışında ondan da öteye gidilmeli ve insanların ürünler ile kendileri arasında bir bağlantı kurabilmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>Vitrinin karşısına geçip &#8220;hmm bu vitrin güzel olmuş&#8221; veya &#8220;hmm kötü olmuş&#8221; demek yerine tüm bu ayrıntılar düşünülerek karar verilmelidir. Bunu yapması gerekenlerin en başında vitrin tasarımcıları geliyor.</p>
<p><span id="more-34"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://img517.imageshack.us/img517/7493/cacharel2ss20101.jpg" alt="" width="497" height="397" /></p>
<p>Cacharel ilkbahar/yaz vitrin tasarımının nasıl olması gerektiğine karar verirken, firmanın geçmişini, kimliğini, hedef kitlesini, sezon ürünleri değerlendirdik.</p>
<p>Rakip vitrinleri inceledik, insanlar tarafından markanın nasıl anlaşıldığını araştırdık.<br />
Çok abartılı öğeler içermeyen, sade ve etkileyici bir tasarım yapmalıydık. Markanın kalitesini ve şıklığını tamamen yansıtabilecek bir tasarım olmalıydı. Tasarımda bir bütünlük olmalıydı. Her öğe yer doldurmak için değil, bütünlük sağlamak için kullanılmalıydı, mesela vitrin mankeni tasarımın bir parçası olmalıydı, sadece vitrin mankeni olmaktan çıkmalıydı.</p>
<p>Biz de vitrinde ayna kullanmaya karar verdik fakat diğer vitrinlerden farklı, interaktif bir tasarım olmasına özen gösterdik.</p>
<p>Tasarımda çerçeveli aynalar kullanıldı, aynaların önünde bulunan askılıklara gömlek, ceket gibi üst ürünler asıldı. Çerçevelerin köşelerine &#8221;beni dene&#8221; yazıları kurdelelerin üzerlerine yazıldı. Böylece vitrinin önünden geçenler aynaları farkedecek, kafaları da aynanın önündeki askıda asılı olan kıyafetin üzerine gelecek ve bilinçaltında o ürünü kendisi ile bütünleştirecekti. Ürünlere olan ilgisi artacak ve vitrin önünde geçireceği zaman fazlalaşacaktı. Bu tasarımı ayrıca fonda kullanılan markanın kimliğine uygun, marka algısını değiştirmeyecek stildeki duvar kağıdı ile pekiştirdik.</p>
<p>Sevgililer günü için de vitrine sevgililer gününe ne kadar kaldığını gösteren bir sayaç konuldu ve sayaç gün,saat,dakika,saniye olarak geri saydı. Bu tasarım vitrin camlarına uygulanan baskılar ile desteklendi.</p>
<p>Bu tasarımda da mağaza müşterilerinin Cacharel markasının bir önceki vitrin tasarımdaki kullanılan saatler ile bağ kurmaları, devamlı hareket halinde olan sayacı farkederek mağazaya yönelmeleri ve vitrin önünde daha fazla zaman geçirmeleri düşünüldü.<br />
Markaların bu tarz vitrin uygulamaları yapması basının ve hedef kitlenin mağazaya olan ilgisini arttırır, akılda kalıcılığı sağlar ve merak uyandırır.</p>
<p>Zamanla insanlar bir sonraki sezon nasıl bir vitrin yapılacağını merak ederler ve bununla bağlantılı olarak markanın ürünlerine sahip olunca kendilerini farklı hissederler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/02/cacharel-2010-ilkbahar-yaz-vitrinleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SERDAR ORTAÇ İLE EDORA ÜRÜNLERİ</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/01/deneme/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/01/deneme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 12:38:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katalog çekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[
Bu ay için farklı bir konuda yazı yazacaktım fakat bu görselleri gördükten sonra kararımı değiştirdim.
Ten firmasının Edora ürünlerini Serdar Ortaç tanıtmış ve katalog çekimleri yapılmış.  Serdar Ortaç, çok başarılı, şarkıları herkesin dilinde, özel hayatı merak uyandıran, içten, karşılaşıldığında hiç rahat bırakılmayan, herkesin hayran olduğu bir şarkıcı.
Serdar Ortaç&#8217;ı ara ara düşünüyordum. Neden bir reklam kampanyasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="vertical-align: middle;" src="http://img593.imageshack.us/img593/5218/serdarortac1.jpg" alt="" width="439" height="220" /></p>
<p style="text-align: left;">Bu ay için farklı bir konuda yazı yazacaktım fakat bu görselleri gördükten sonra kararımı değiştirdim.</p>
<p>Ten firmasının Edora ürünlerini Serdar Ortaç tanıtmış ve katalog çekimleri yapılmış.  Serdar Ortaç, çok başarılı, şarkıları herkesin dilinde, özel hayatı merak uyandıran, içten, karşılaşıldığında hiç rahat bırakılmayan, herkesin hayran olduğu bir şarkıcı.</p>
<p>Serdar Ortaç&#8217;ı ara ara düşünüyordum. Neden bir reklam kampanyasının yüzü olarak kullanılmıyor diye. Örneğin Mustafa Sandal&#8217;ın reklamları gibi farklı bir kampanyanın yüzü olsa kampanya çok başarılı olurdu. Sonunda birinin aklına gelmiş ve Serdar Ortaç&#8217;ı kullanmaya karar vermişler.</p>
<p>Riskli bir karar çünkü sonunda çok mükkemmel bir iş de çıkabilir, çok kötü bir iş de . Sonuçta bu bir fotoğraf çekimi ve orada resimle anlattığınız şeyler, çizdiğiniz imaj kesinlikle herkesin tanıdığı, devamlı televizyonda gördüğü adam ile örtüşmeli, sakil durmamalı.</p>
<p><span id="more-31"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img402.imageshack.us/img402/4475/serdarortac2.jpg" alt="" width="428" height="294" /></p>
<p style="text-align: left;">Serdar Ortaç kendini bizlere sempatik, içten biri olarak tanıttı. Onu &#8221;kasıntı&#8221; biri olarak tanımadık. Sanıyorum çapkın olarak anılmasından da  yola çıkarak firma böyle bir çekim gerçekleştirmeye karar vermiş. Gördüğünüz gibi Serdar Ortaç&#8217;a çekimlerde bazen 4-5 model, bazen de tek bir model eşlik ediyor. Bu iş sayesinde insanlar ürünlere şu şekilde yönelebilirler:  erkekler belki de bilinçaltlarında kendilerini bu ürünler ile Serdar Ortaç&#8217;ın yerine koyacaklar, etraflarında bir sürü kadın hayal edecekler. Bayanlar ise, Serdar Ortaç&#8217;ın etrafında dolaşan birbirinden güzel ve seksi kadınlar gibi olmak isteyecekler.</p>
<p style="text-align: left;">Serdar Ortaç&#8217;ı seven kesim için ilgi çekici bir katalog olacağı kesin.</p>
<p>Bence hazır Serdar Ortaç gibi bir ismi kullanacakken çok daha farklı, enerji dolu, durgun olmayan, içten kareler yakalayabilirlerdi. Sonuçta birden fazla model ile aynı kareyi paylaşıyorsanız bir bütün gibi görünmelisiniz, en azından resimlerde fon ve dekor haricinde modeller arasında da bir koordinasyon olmalıdır. İşte ben bu ayrıntıları atladıklarını düşünüyorum. Modeller ve Serdar Ortaç&#8217;ın çizdiği imaj birbiri ile uyumlu değil, tam zıt da değil. Ortada belli belirsiz birşey.</p>
<p>Çekimlerde bir düzen yok. Modellere uygulanan makyajda dudaklarına sürülen rujun rengini neden öyle seçtiklerini anlayamadım. Vamp bir kadın imajı mı çizmeye çalışmışlar bilmiyorum. Ama olmamış. Eğer öyle bir imaj yaratmak istiyorlarsa da pozların ve kıyafetlerin bunu desteklemiş olması gerekirdi.  Bana çok zorlama bir çekim olmuş gibi geldi. Katalog çekiminden çok herhangi bir mesaj vermeyen, amaca ulaşmayan, stili olmayan sıradan fotoğrafların ötesine geçememiş. Yani demek istediğim katalog çekimi değil de, dergi fotoğraf çekimleri gibi olmuş, hani yanında röportaj da verirler ya, öyle birşey işte.</p>
<p>Böyle bir ünlüyü kullanırken detaylı düşünüp, çok daha güzel bir çekim gerçekleştirebilirlerdi. İç giyim firması ile bağlantılı olması açısından saçlar, makyaj ve kıyafetler doğru seçilerek daha doğal bir imaj belirlenseydi ortaya gerçekçi ve doğru bir iş çıkabilirdi.<br />
Serdar Ortaç&#8217;ın &#8221;nefes&#8221; albümünde &#8221;nefes&#8221; ismi ile uysun diye fotoğraf çekimlerinde yangın söndürme tüpünün kullanılmasına karar verdikleri gibi fazla düşünülmeden yapılmış bir çekim gibi geldi bana.</p>
<p>Serdar Ortaç&#8217;ın görsellerinin de en az şarkıları kadar başarılı olabileceği günler umarım yakındır&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img706.imageshack.us/img706/7324/serdarortac3.jpg" alt="" width="409" height="294" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2010/01/deneme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİNBOA&#8217;DAN YENİ YIL DİLEKLERİ</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/12/binboadan-yeni-yil-dilekleri/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/12/binboadan-yeni-yil-dilekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 14:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Reklam kampanyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[
Binboa&#8217;nın yeni yıl için yaptığı interaktif  reklam kampanyası tek kelime ile mükemmelll&#8230;
Yeni yıla girerken www.yeniyilgelmedenkendinegel.com sitesini ziyaret etmenizi şiddetle öneriyorum. Yaratıcı, ilgi çekici, parlak bir fikir, güzel bir uygulama, süper bir konsept belirlemişler. Siteye girerken Binboa yeni yıl geyik tiplemesi ve yeni yıl zarfı sizi karşılıyor.
&#8221;Yeni yıl geyiğini tersine çevirdik!&#8221; sloganı ile başlayan uygulamada arkadaşınıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img197.imageshack.us/img197/3816/binboa1.jpg" alt="" width="558" height="272" /></p>
<p>Binboa&#8217;nın yeni yıl için yaptığı interaktif  reklam kampanyası tek kelime ile mükemmelll&#8230;<br />
Yeni yıla girerken <a href="http://www.yeniyilgelmedenkendinegel.com">www.yeniyilgelmedenkendinegel.com</a> sitesini ziyaret etmenizi şiddetle öneriyorum. Yaratıcı, ilgi çekici, parlak bir fikir, güzel bir uygulama, süper bir konsept belirlemişler. Siteye girerken Binboa yeni yıl geyik tiplemesi ve yeni yıl zarfı sizi karşılıyor.<br />
&#8221;Yeni yıl geyiğini tersine çevirdik!&#8221; sloganı ile başlayan uygulamada arkadaşınıza göndereceğiniz mesajlar gençlerin ilgisini çekecek, Binboa&#8217;yı akıllara kazıyacak biçimde belirlenmiş.<br />
Arkadaşınıza en uygun mesajı seçiyorsunuz, daha sonra karşınızda bir mekan beliriyor. Sağ tarafta çok şık göz alıcı bir yılbaşı ağacı, sol tarafta kırmızı  bir koltuk, ortada ise yanmakta olan bir şömine var. Kırmızı koltukta geyik karakteri oturuyor, şöminenin üzerindeki duvarda geyik kafasının yerine mesajı arkadaşınıza iletecek olan arkadaşın kafası yerleştirilmiş. Şöminenin hemen üzerindeki rafta Binboa şişeleri, minik biblolar ve yanan mumlar yer alıyor.</p>
<p><span id="more-29"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone aligncenter" src="http://img690.imageshack.us/img690/6632/binboa2.jpg" alt="" width="578" height="359" /></p>
<p>Şık, sade, amaca hitap eden uygulamayı müziğin ritmine ayak uyduran, votkasını içmekte olan animasyon Binboa Geyiği Karakteri tamamlıyor.<br />
Markadan bahsetmeden, döneme uygun reklam modeli ile bir çok kişiye ulaşma ve bir çok kişinin eğlenerek bu uygulamaya katılmasını sağlama şansını yakalayabilen Binboa markası bence yeni yılda rakiplerinden bir adım öne geçebilmeyi başarmış.<br />
Yeni yıl gibi önemli bir dönemde, böyle yaratıcı çalışmaları daha fazla firma kendine amaç edinse her zaman söylediğim gibi diğerlerinden bir adım öne geçmeyi ve bu çalışmanın satışlarına yansımasını sağlayabilir.<br />
İşe yeniliklere açık olmaya başlayarak ve bu tarz kampanyaları inceleyerek başlayabilirler diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/12/binboadan-yeni-yil-dilekleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lydia Courteille</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/11/lydia-courteille/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/11/lydia-courteille/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 11:20:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Jewelery]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[
Sanırım Dünya&#8217;da insanların birbirlerininkinden en farklı kullandıkları aksesuar  &#8221;mücevher&#8221;. Bunun dışında çanta ya da ayakkabıya baktığımızda bir sürü aynı çantaya sahip, aynı ayakkabıyı kullanan insanları görebiliriz. Fakat mücevher konusuna gelince, farklılıklar fazlalaşıyor.
Firmalar ne kadar farklı modeller yapabiliyor o tartışılır. Bence mücevher sanat eseri gibi olmalıdır, işçiliğinden tutun da mücevherin hikayesine kadar büyüleyici olmalıdır.
Ülkemizdeki firmaları incelediğimde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img810.imageshack.us/img810/5233/lydia1.jpg" alt="" width="538" height="240" /></p>
<p>Sanırım Dünya&#8217;da insanların birbirlerininkinden en farklı kullandıkları aksesuar  &#8221;mücevher&#8221;. Bunun dışında çanta ya da ayakkabıya baktığımızda bir sürü aynı çantaya sahip, aynı ayakkabıyı kullanan insanları görebiliriz. Fakat mücevher konusuna gelince, farklılıklar fazlalaşıyor.<br />
Firmalar ne kadar farklı modeller yapabiliyor o tartışılır. Bence mücevher sanat eseri gibi olmalıdır, işçiliğinden tutun da mücevherin hikayesine kadar büyüleyici olmalıdır.<br />
Ülkemizdeki firmaları incelediğimde, kendine belirli bir konsept belirlemiş, aynı konsept doğrultusunda her sezon alt başlıklar ile ürünlerini sergileyen, etkileyici çok az firma olduğunu gördüm.</p>
<p><span id="more-28"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone aligncenter" src="http://img136.imageshack.us/img136/802/lydia2.jpg" alt="" width="541" height="244" /></p>
<p>Lydia Courteille markasının ürünlerine hiç sıkılmadan saatlerce bakabilirim. O kadar başarılı ürünleri var ki, onları incelerken kendimi  sanat galerisinde gibi hissediyorum.<br />
Firmanın belirli bir konsepti var ve aynı tarzda da bir sürü alt başlıkları var, koleksiyonlarını bu şekilde sınıflandırmış.<br />
Zaten en doğrusu da bu değil midir: markanın bir yüzü olmalı ve o konseptten uzaklaşmadan her zaman farklı koleksiyonlar oluşturulmalıdır. Bu da markalaşmanın en önemli detaylarından biridir.<br />
Örneğin giyimde Dior&#8217;u düşünelim, Dior&#8217;un belirli bir tarzı vardır ve bana hangi ürününü gösterirseniz gösterin onun Dior&#8217;un ürünlerinden biri olduğunu tahmin edebilirim. Bu demek değildir ki Dior devamlı aynı ürünleri yapıyor. Bu onun tarzını belirliyor. Aynı bi ressamın tablolarını tanımak gibi.<br />
Böyle bir markanın avantajları da diğer markalardan sıyrılabilmek, hedef kitlenin gözünde prestijli olmak ve markanızı ölümsüzleştirmektir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone aligncenter" src="http://img405.imageshack.us/img405/7365/lydia3.jpg" alt="" width="521" height="242" /></p>
<p>Lydia Courteille markası değil, &#8221;masalı&#8221; diyerek ürünleri anlatmak istiyorum. Sitesine girdiğiniz andan itibaren kendinizi gizemli bir masal dünyasında hissediyorsunuz.<br />
&#8221;The 9 Planets&#8221; başlığı altında 8 adet koleksiyonu bulunuyor. Koleksiyonların isimleri:<br />
Vanities, Bestiary, Esotercism, To Cassandra, Cabinet of Curiosities, Cameos and Carvings, African, The 13th Sign.<br />
Ürünleri tanıtan görsellerde kullanılan illustrasyonlar birbirleri ile tamamen koordine ve çok etkileyici. Bakmaya doyamıyorsunuz, sizi her görsel, her ürün başka bir diyara götürüyor.<br />
Bu markayı uzun zamandır bloğuma taşımak istiyordum ama marka hakkındaki hislerim o kadar büyük ki söyleyebileceğim o kadar çok şey var ki bir türlü toplarlayamıyorum. Her ürün hakkında, her görsel hakkında saatlerce konuşabilirim.<br />
Söyleyeceklerimi özetleyecek olursam: işçilik, fikir, görseller hepsi çok fantastik, olağanüstü, sıradışı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/11/lydia-courteille/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>OTTOMAN HOTEL PARK</title>
		<link>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/10/ottoman-hotel-park/</link>
		<comments>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/10/ottoman-hotel-park/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 11:24:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oya Tören</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katalog çekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.conceptstyling.org/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[OTTOMAN HOTEL PARK


Şimdiye kadar Avrupa&#8217;da bir çok otel görmüşlüğüm vardır, ama dikkat ediyorum da Türkiye&#8217;deki butik oteller Avrupa&#8217;dakilere göre gerçekten &#8216;butik otel&#8217; denmeyi hak ediyorlar. Avrupa&#8217;daki çoğu otel bana, mimari detaylara önem vermeyen, görselliği hiçe sayan, misafirlerine &#8216;bu otelde sadece uyuyun ve gidin&#8217; mesajını vermeye çalışan bir otel izlenimi veriyor.
Türkiye&#8217;de özellikle Sultanahmet&#8217;teki otellere gittiğimde kendimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">OTTOMAN HOTEL PARK</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff;"><img src="http://img41.imageshack.us/img41/561/1ohpb.jpg" alt="" width="488" height="307" /></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.conceptstyling.org/wp-content/uploads/2009/10/1ohpx.jpg"></a></p>
<p>Şimdiye kadar Avrupa&#8217;da bir çok otel görmüşlüğüm vardır, ama dikkat ediyorum da Türkiye&#8217;deki butik oteller Avrupa&#8217;dakilere göre gerçekten &#8216;butik otel&#8217; denmeyi hak ediyorlar. Avrupa&#8217;daki çoğu otel bana, mimari detaylara önem vermeyen, görselliği hiçe sayan, misafirlerine &#8216;bu otelde sadece uyuyun ve gidin&#8217; mesajını vermeye çalışan bir otel izlenimi veriyor.<br />
Türkiye&#8217;de özellikle Sultanahmet&#8217;teki otellere gittiğimde kendimi özenle dekore edilmiş, tarih kokan, huzurlu bir ortamda hissediyorum. Fakat buradaki sorun ise otel sahiplerinin bir şeyi gözden kaçırmış olması. Tamam otelini çok güzel dekore etmiş olabilirsin, hizmetlerin de çok iyi olabilir, fakat sen eğer bunu bir şekilde belli etmezsen misafirler nasıl senin otelini fark edip, diğer otellerden ayrı bir yere koyabilir ki? Bunun çözümü kolay; &#8216;Görsel İletişim&#8217;.<br />
İnsanın 5 yıldızlı oteli olmayınca,  görsel iletişime önem vermeme hakkını kendilerinde görüyor. Daha sonra da satışların kötü olduğundan, ilerleyememekten söz ediyorlar.<br />
Sanırım bu vizyon otelcilik sektöründekilerin çoğunda malesef yok ve onların en önemli ortak özellikleri de bu olsa gerek.<br />
Tüm bu yazdıklarımın yorumdan çok, acı gerçekler olduğunu biraz inceleme fırsatı bulursanız farkına varabileceğinizi düşünüyorum. Tabi bu vizyona sahip olanlar da yok demek olmaz şimdi.</p>
<p><span id="more-26"></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img63.imageshack.us/img63/3797/2ohpx.jpg" alt="" width="471" height="260" /></p>
<p>Sonuçta Ottoman Hotel İmperial&#8217;ın Genel Müdürü Serdar Balta&#8217;nın her zaman dediği gibi, onlar hayal satıyorlar.<br />
Hangimiz tatile gideceğimiz zaman internetten gideceğimiz otelin fotoğraflarını incelemiyoruz? Hangimiz o fotoğraflara bakarken hayallere dalmıyor, kendimizi o mekanda hissetmiyoruz?<br />
&#8216;Ben hissetmiyorum&#8217; diyenler olabilir ama illa ki kenarından köşesinden böyle düşüncelere dalıyor ve hayal ediyorsunuz ki bir çok otelin içinden gideceğiniz oteli seçebiliyorsunuz. Tabi ki ücretine bakmıyorsunuz demiyorum, fakat  iki otelin de fiyatları aynıysa, kendinizi en rahat hissedeceğiniz, iyi vakit geçireceğinizi düşündüğünüz oteli tercih ediyorsunuz. Bu tercihi de fotoğraflarına bakarak yapıyorsunuz.<br />
Her zaman dediğim gibi, görselliği küçümsememek lazım, satışta en önemli şeylerden biri olan görsellik, insanın bilinç altına giden yollardan biridir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img70.imageshack.us/img70/7303/3ohpx.jpg" alt="" width="485" height="323" /></p>
<p>Lafı çok uzattım biliyorum. Gelelim çekime. Ottoman Hotel Park daha yeni açılmış, Kadırga&#8217;da konumlanmış bir otel. Otel adından da belli olduğu gibi Osmanlı kokan bir otel. Osmanlı&#8217;yı modern bir mimari ile kombine ederek ortaya oldukça estetik bir otel ortaya çıkarmışlar. Terasta bir çok farklı manzara ile karşılaşıp büyüleniyorsunuz. Dekorasyonda tüm ayrıntılara dikkat edilmiş.<br />
Odaların banyolarında hamam olması benim en çok ilgimi çeken şeylerden biri. Kısacası bu otel, hani bazı oteller vardır ya &#8216;Çok para harcadık bu otele.&#8217; derler fakat ortaya uyumsuz, karışık ve karanlık bir iç dekorasyon çıkarmışlardır, bu durumda harcanan paralara mı yoksa otelin durumuna mı yanacaksınız bilemezsiniz, işte o otellerden olmamış. Her şey çok iyi düşünülmüş.<br />
Fotoğraf çekimlerini bir erkek bir kız model ile gerçekleştirdik. Fotoğraf sanatçımız Tolga Bayraktar&#8217;dı. Ekibimiz eğlenceli bir ekip olduğu için çekimler de güzel geçti tabi. Böyle güzel  bir otelin güzelliğini fotoğraflara yansıtmak hiç zor olmadı.</p>
<p>Her fotoğrafta sıcak ışık olmasına özen gösterdik. Kullanılan tüm dekoratif objelerin Osmanlı tarzının modern tarz ile kombine edilmiş olmasına özen gösterdik.<br />
Elimizdeki ürün çok güzel olduğundan doğru açılar, doğru pozlar, doğru ışık ve iyi bir styling ve sahne yönetimi ile bu işin de kolaylıkla üstesinden geldiğimizi düşünüyorum.<br />
Bence önemli olan ürünün en can alıcı noktalarını insanlara göstermek ve onlara orada bulunma istediği uyandırmaktı ve bunu da çok iyi başardığımızı düşünüyorum. Umarım sizler de beğenmişsinizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.conceptstyling.org/index.php/2009/10/ottoman-hotel-park/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

